Gaziantep

Gaziantep

Gaziantep


‘Yemek için yaşayan kent’ diye anılıyor şehir. Gastronominin ülkemizdeki başkenti olsa da Gaziantep’i mutfağa hapsetmek en kibar ifadeyle haksızlıktır diyebiliriz.

Eski çarşıyı dolaşırken karşınıza çıkan esnaf terbiyesi, İpek Yolu’nun keşfinden beri ticaretle uğraşan bir kentte olduğunuzu hatırlatır size. Adımlarınızı Bakırcılar Çarşısı’ndan  gelen ritme uydurur, devam edersiniz Yüzük Kalesi’nin eteklerini keşfe. Yolunuza çıkan bedestenler, kasteller, yüzlerce yıllık kahvehaneler ve daha nice zenginlikleriyle bu bölge, eski kent kültürüne de doyurur insanı, el işçiliğine de. Kalede dünya savaş tarihinin en büyük şehir savunmalarından birine tanık olursunuz; minnet, hayranlık ve hayretle. Dünyanın en büyük mozaik müzesinde efsaneler arasında savrulur durursunuz, Daidalos’tan Afrodit’e. 

Özetle, doyarsınız Antep’te hem yemeğe hem de estetiğe ve tarihe…